12 Kasım 2014 Çarşamba

Rüzgar Gibi Geçen Bir Kongrenin Ardından - 2014 PERYÖN



Yolu İK’dan geçenlerin buluşma noktası olarak kabul ettiğim, 22.PERYÖN İnsan Yönetimi Kongresi 04-05 Kasım 2014 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde yapıldı. Yaklaşık 20 gün önce PERYÖN’den gelen kongre davet e-mailini görünce katılım için hiç tereddüt göstermeden uçak biletimi almış ve kongre için gün saymaya başlamıştım bile.

Kongre günü sabahın ilk saatlerinde biraz merakla biraz da heyecanla kongre merkezine ulaştım. Kayıt yerindeki arkadaşlardan katılımcı kartımı ve çantamı aldıktan sonra o atmosferin içerisine bıraktım kendimi. Sağım İK solum İK daha başka ne isteyebilirdim ki.
Bölgemde sadece değişik zamanlarda eğitimlerden öte etkinliğin olmadığını düşündüğümde, bu atmosferin her bir dakikasının tadını çıkarmalı değerlendirmeliydim. En çokta sosyal medya'dan takip ettiğim ve karşılıklı iletişim halinde olduğum blogger arkadaşlarımla tanışma fırsatı heyecanlandırıyordu beni. Sosyal medyanın gücüne burada bir kez daha  tanık oldum.Çünkü sosyal medya üzerinden etkileşim halinde olduğum insanları yüz yüze tanıdığımda yine aynı sıcaklığı, yine aynı sohbeti bulabildim. Kongre başlamadan tanışma partisi gibi ne çok İK sever ile karşılaşmıştım, beklentilerimin şimdiden üstüne çıkmıştı kongre serüvenim.



Kongrenin başlangıcı müthişti. Kırmızılı bayan ve dans şovu kongrenin heyecanını yansıtıyordu. Katılım da oldukça yüksek düzeyde idi. PERYÖN Başkanı Sayın Sevilay Pezek Yangın  açılış konuşmasını V.U.C.A (Volatility – Uncertainty – Complexity – Ambiguity) mesajıyla yaparak sahneyi profesyonellere bıraktı. Kongre boyunca birbirinden değerli yerli yabancı konuşmacıları, profesyonelleri dinleme fırsatı sunuldu. O salon nerede bu salon nerede koşturup durduk değerli arkadaşlarla. Katıldığım her oturumda mümkün olduğunca profesyonellerin paylaştıkları o değerli bilgileri, tecrübeleri not almaya çalıştım. Çünkü benim için paylaşılan her bir bilgi inanılmaz önemliydi. Çünkü yaşanmışlıklar, tecrübeler, hatalar, başarılar vardı anlatılanlarda.



Öylesine bir ilgi vardı ki kongreye, insanlar öğle arasında masa sandalyede servis yapılarak rahat bir şekilde yemek yemek yerine, ellerinde beslenme çantalarıyla oturumlara katılım gösteriyorlardı. Her bir an insanın mesleki ve kişisel gelişimine bir destek niteliğinde idi. Bu öğle arası beslenme çantası oturumlardan birinde Sayın Ertuğrul Belen'i dinleme fırsatı buldum. Çok önemli bir müşteri yada üzerinde çalıştığımız proje ile ilgili tanışmak istediğimiz bir kişi ile asansörde karşılaşırsak ilk sözlerimiz ne olurdu sorusunun açıklamasını, iletişimin önemini dinledim kendisinden. Asansör konuşmamızı doğru zamanda doğru yerde kullanabilmenin işin püf noktası olduğunu zihnime kazıdım. 


Kongre boyunca  unutamayacağım bir kişi var ise o da bölgemin, coğrafyamın Adana'mın insanı Ümmiye Koçak idi. Daha önce Adana Sabancı Tiyatro Festivalinde izleme fırsatı bulduğum ama sohbet imkanı bulamadığım Ümmiye Teyzeyi hem dinleme hem de sohbet etme fırsatını buldum. Sıfırdan hayata nasıl başlanır, nasıl pes etmeden yokluktan, zirveye çıkılır, en önemlisi de nasıl farkındalık yaratılır. İşte bunların tümünün özetiydi Ümmiye Koçak. Dinlerken gerçekten hem duygulanıyor, gözlerim yaşarıyor, bir yandan da not almaya çalışıyordum. Oturum bittiğinde tüm katılımcılar ayakta alkışlıyordu Ümmiye Teyzeyi.Bu güzel oturumu bizlere sunan, tanışmamıza vesile olan Sayın Elif Duru Gönen'e  de ayrıca sevgi ve saygılarımı sunuyorum.


Hemen hemen tüm oturumlara değerli blogger arkadaşlarımla birlikte katılmaya özen gösteriyordum. Onlarla etkileşim içinde olmak ve bilgi paylaşmak inanılmaz zevkliydi. 2.gün PERYÖN tarafından düzenlenen Blogger yarışması ödül töreni vardı. Arkadaşlarımın heyecanları görülmeye değerdi. İlk olarak finalistler İbrahim Babadağı  banaisbul.com ) ve değerli bıyıklı arkadaşım Ali Cevat Ünsal İKamatörü.com ) açıklandı . Arkasından blog ödülleri birincisi değerli arkadaşımız Zühal Aslan Çiftçi İkulis.net ) aldı ödülünü. Kazanan ve kazanamayan tüm blogger arkadaşlarımı buradan bir daha yürekten tebrik etmek isterim. Çünkü içerik üretmek ve paylaşmak ayrıcalıktır, farklılıktır. Bu yüzden içerik üretmeye ve paylaşmaya devam etmelerini diliyorum.



Kongre boyunca Ateş İlyas Başsoy’dan iş hayatında kendimizin nasıl kaybolduğunu, Timothy Clark’tan kendi iş modelini nasıl yaptığını, Stephan Scmitt ‘ten İK’nın yetenekli ama kuruma bağlılığı az olan çalışanlara odaklanması gerektiğini, Peter De Beley ve Murat Karakaş’tan Dünya ve Türkiye’den İnsan kaynakları örneklerini büyük bir zevkle dinledim. Ben Hammersley’den Yapay Zeka’yı dinlerken robotlaşma yüzünden gelecekle ilgili endişelenmedim değil. Bir de Fazıl Oral vardı ki onu ayrı bir yazımda dile getirmek istiyorum. Kapanış oturumu ise kongre hiç bitmesin cinstendi. Ayşe Arman, Gülben Ergen, Deran Taşkıran , Gamze Cizreli hem annelik hem iş hayatını nasıl birlikte yürüttüklerini, başlarından geçen tatlı anıları ile neşeli bir ortamda paylaştılar dinleyicilerle.



İşte çok değerli dostluklar kurduğum, çok değerli insanları tanıma fırsatı bulduğum 22. Peryön İnsan Yönetimi Kongresi bu şekilde sona erdi. Ama bende tarifi imkansız mutluluklar bırakarak.Gönlü İK’dan geçen tüm arkadaşlara sonsuz başarılar diliyorum. İnsan Yönetimi Dernekleri Dünya Federasyonu tarafından iki yılda bir düzenlenen Dünya Kongresi'nin 2016'da İstanbul'da yapılacak olduğunu duymak da büyük bir heyecandı. Bu tür organizasyonların çoğalarak devam etmesini, her bir insanımıza yeni değerler katması en büyük dileğimdir.
Profesyonellerin buluştuğu bu eşsiz organizasyona katılımımı sağlayan başta Sevilay Hanım ve Özlem Hanım olmak üzere tüm PERYÖN ailesine buradan da teşekkürlerimi sunuyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme