6 Şubat 2014 Perşembe

İş Hayatında Eğitim Her Kademede Şart

Tüm şirketler, işe alımlarda doğru elemanı bulmak için büyük çabalar harcarlar. Birebir görüşmelerle, ince ince elemelerle en doğru çalışanı bulmak için ellerinden geleni yaparlar. Bu olgu tüm şirketler için olmazsa olmazdır. Doğru işe doğru eleman bulunmalıdır. Doğru elemanın işe alınmasıyla, hem işe adaptasyon sorununun hızlı atlatılacağına, hem de verimliliğin daha kısa sürede sağlanacağına inanılır. Ama bu doğru elemanın (en alt kademeden en üst kademeye kadar kim olursa olsun) , işe başladığı gibi kalması, yeteneklerini geliştirememesi istenmeyen ve beklenmeyen bir durumdur.
Öyle ki zaman içerisinde yapılmakta olan işin şekli, işin özelliği ve teknoloji hızla gelişmekte ve değişmektedir. Bu nedenle işletmeler üretim için gerekli olan insan kaynağı planlamasını etkili bir şekilde yapmalı, çalışanların eksikliklerini tespit edip, gerekli eğitimlerle onları desteklemelidir.
Çoğu işletme tarafından gereksiz maliyet yükü olarak değerlendirilen bu eğitimler, özellikle maliyet düşürme çalışmalarında ilk göze batan ve azaltılması gereken kalemler olarak ortaya çıkar. İllaki bu eğitimlerin işletmeler için bir maliyeti olacaktır. Ama sağlıklı olarak tespit edilmiş eğitim planları ve bu planlara uygun olarak verilen eğitimler, harcanan tutarın üzerinde işletmeye katkı sağlayacaktır. Çünkü eğitim alan çalışan, kendi başarısının arttığını görünce motivasyonu da artacak, sonuç itibariyle işletmenin verimliliğine de direk etki edecektir.

İşletmelerin eğitim planlaması yaparak, çalışanlarına destek olmaya çalışması, eğitimin etkinliğinde tek başına yeterli olmuyor. Eğitimin etkinliği için çalışanlarında eğitim ile birlikte elde edecekleri getirileri hesap etmeleri, kişisel gelişimlerini düşünmeleri gerekiyor. Özellikle birçok üst düzey çalışan, bazı eğitimleri o kadar zaman kaybı, o kadar gereksiz görüyor ki, eğitime katılmamak için çeşitli bahaneler üretmekten geri kalmıyorlar. Çünkü onlara göre; eğitim alması gereken alt düzey çalışanlardır. Kendileri zamanında gerekli eğitimleri almışlardır ve bir eksiklikleri yoktur. Yapacak daha önemli ve sıraya dizilmiş bir yığın işleri vardır. Halbuki en basit ifadeyle, alacak oldukları bir zaman yönetimi eğitimi, bu sıraya dizilen işlerin karmaşıklığını ortadan kaldırabilecek niteliktedir. Ama onlara göre eğitime katılmak, eksik yönlerinin olduğunu işaret eder. Bu tip yöneticilerin dikkate almadıkları çok önemli bir nokta var. O da bilginin hızla değişmekte, yenilenmekte ve gelişmekte olduğudur. Bu hıza uyum sağlanamaması durumunda hem işletme hem de yöneticiler açısından ayakta durabilmek oldukça zor hale gelir. Oysa değişimlere ve yeniliklere adaptasyon konusunda alınan eğitimler, zaman kaybının aksine çalışanların kendilerine olan öz güvenini, motivasyonunu mutlak suretle artırır. Alınan eğitimler sayesinde, her kademedeki çalışan kendi kapasitesini biraz daha geliştirerek, dünden bir adım daha önde olacak ve diğer pozisyonlara geçebilme, yükselebilme şansına sahip olacaktır.

Eğitim planlamaları, sadece bir defalık göstermelik eğitimle değil, bölümlerin ihtiyacına, performans değerlendirmelerinde ortaya çıkan eksikliklere, amir ve personel taleplerine göre sürekli ve sistematik bir hale getirilmelidir. Günümüz rekabetçi iş dünyasında her alanda yaşanan (ekonomik, teknolojik)  değişim ve gelişmeler karşısında, işletmeler ve çalışanlar kendilerini yenilemek zorunda kalacaklardır. Ve bunu da yapmalarını sağlayacak olan tek araç eğitimdir. Eğitimin işletmeler için öneminin ne denli arttığını, işletmelerde oluşturulmaya başlanan eğitim departmanları ve ödenek ayrılan eğitim bütçelerini gördükçe daha iyi anlıyoruz. Eskiler her şeyin başı eğitim diye boşa söylememiş. Bu arada her şeyin başı olan eğitim sadece performansı düşük çalışanlar için geçerli değil, en üstteki yönetici içinde geçerlidir. Çünkü yenilenmenin, öğrenmenin yaşı ve mevkiisi yoktur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme